Yazar arşivleri: admin

Hızlı Okuma İçin Göz Alıştırmaları -1

Hızlı Okuma, etkin bir çalışmadır.

Şöyle düşünün: zamanınız dar ve bir yere yetişmek istiyorsunuz. Ne yaparsınız?

Amacınız ve hedefiniz bellidir. Üstelik o  hedefe ulaşmak, gideceğiniz yere yetişmek için farklı yöntemler de kullanabilirsiniz. Örneğin, taksi tutabilirsiniz. Ya da koşarsınız…

Hızlı Okumak, örnekteki “koşmak” eylemine benziyor. Taksi tutmanın bu durumdaki edilgen karşılığı ise o kitabı bir ses kaydından dinlemek, ya da varsa filmini izlemek olabilir. Edilgen durumda hızı belirleyen başka faktörlerdir. Koşma hızınızı ise siz kendiniz değiştirebilirsiniz.

Bu yazıyı okumakta olduğunuza göre, hızlı okuma ile “etkin” olarak ilgileniyorsunuz demektir. Bu durumda, gereklerini de yerine getirmeniz şart.

Hızlı Okuma, ağırlıklı olarak elektro-kimyasal bir süreç. Bu eylem sırasında kaslarınızı, gözlerinizi ve beyninizi etkin bir şekilde kullanmanız gerekiyor. Bu yüzden okuma eylemi sırasında bu organlarınız sağlıklı ve zinde olmalıdır.

Bu yazı serisinde, özellikle göz kaslarımızı geliştirebilmemiz için yararlı olacak bazı basit alıştırmalardan söz edeceğiz.

1- Elinize A4 boyutlarında bir kağıt alın. Boş veya dolu olması çok önemli değil. Kağıdın köşelerinden yaklaşık birer santimetre iç tarafa büyükçe birer nokta çizin ve herbirini sırayla 1, 2, 3 ve 4 olarak numaralandırın. Kağıdı yanlamasına tuttuğunuzda sol üst köşede 1, sağ üst köşede 2, sağ alt köşede 3 ve sol alt köşede 4 olsun.

2- Kağıdı bir masa veya benzeri yere yanlamasına yerleştirin. Yani kağıdın uzun kenarı yanlara doğru, kısa kenarı ise baktığınız yöne paralel olsun. Kağıt ile gözleriniz arasındaki mesafe 50-60 cm civarında olmalı.

3- Başınızı hiç oynatmadan  1-2-3-4 köşelerine bu sıralamayı koruyarak yaklaşık birer saniye aralıklarla bakın. İçinizden de saymaya devam edin. İlk çalışmalarda 40 sayısını (10 tur) alt sınır olarak kullanabilirsiniz. Daha sonraları ise yavaş yavaş 100’e (25 tur) kadar çıkabilirsiniz. Bu arada parmaklarınızla da tempo tutabilirsiniz. Baktığınız köşelerde, orayı net olarak görecek kadar duraksayın. Gözleriniz sürekli  hareket halinde olmasın. Sol üst köşeye bakın ve orayı görün. Sonra bir hamlede sağ üst köşeye sıçrayıp oradaki noktayı görün. Sıçrayıp sağ alt, tekrar sıçrayıp sol alt ve son sıçramayla sol üst noktayı görerek turu tamamlayın. Yani bakışlarınız köşelere sıçramalar yaparak ulaşsın.

Başlangıçta her noktaya yaklaşık bir saniye süreyle bakın. Sıçramalar ise ani olsun. Gözleriniz bunu çok kolay yapabilir. Kaslarınız geliştikçe, noktalardaki bekleme sürenizi kısaltıp, tur sayısını arttırabilirsiniz. Ancak kesinlikle gözlerinizi ağrı veya bir başka sıkıntı oluşturacak kadar zorlamayın.

Kağıtsız seçenekler:

1- Dört köşesini de görebileceğiniz bir duvarın önünde durun. Köşelerde kağıttaki gibi numaralar olduğunu hayal edin. 1-2-3-4 numaralı köşelere yukarıdaki tarife uygun olarak başınızı sabit tutarak bakın. En az 10, en çok 25 tur yapın.

2- Sanki önünüzde bir duvar varmış gibi karşıya bakın. Köşelerde kağıttaki gibi numaralar olduğunu hayal edin. 1-2-3-4 numaralı köşelere yukarıdaki tarife uygun olarak başınızı sabit tutarak bakın. En az 10, en çok 25 tur yapın.

3- Aynı çalışmayı yatarken yapabilir, duvar yerine tavanı kullanabilirsiniz.

4- Gözlerinizi kapatarak, tüm bu işlemleri zihninizden yapabilirsiniz. Ama göz kaslarınızı mutlaka kullanarak!

Yazı serimize belli aralıklarla devam edeceğiz. Sorularınızı, merak ettiğiniz konuları, öneri ve eleştirilerinizi aşağıdaki yorum alanını kullanarak bize iletebilirsiniz.

Ahmet Aksoy

 

EFT – TEPELEME Kitabımız Yayınlandı

EFT -TEPELEME başlıklı kitabımız bu hafta matbaadan çıktı. Dağıtımı da önümüzdeki günlerde başlayacak.

Kitapta Tepeleme Tekniğinin nasıl ortaya çıktığı, temelleri ve sistematiği açıklanıyor. Bu tekniğin hangi koşullarda kullanılabileceği anlatılıyor ve örnek uygulamalarla destekleniyor.

EFT, aslında bir el kitabı niteliğinde. Bu nedenle kitabın boyutunu 128 sayfa ile sınırlı tuttuk. Konuyla ilgili uygulama örnekleri, teorik anlatımdan çok daha ön planda. Zaten bu tekniği kısaca “Dene ve Gör” sözcükleriyle tanımlamak mümkün.

Kitabın son kısmında, “sınav stresi” yaşayan öğrencilere ve Van depremzedelerine yönelik iki özel bölüm yer alıyor.

Kitabımızın fiyatı 13.50TL. Ancak Kadıköy’e yolu düşenler, bu kitabı,  Söğütlüçeşme Cad Sema Ap No: 29 Kat:3 Kadıköy adresindeki ofisimizden 10TL karşılığında indirimli olarak edinebilirler.

Anlayarak Hızlı Okuma, EFT (Tepeleme) Tanıtım Semineri ve Pantomim

16 Aralık 2011 Cuma günü, 13.00-16.00 saatleri arasında, Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezinde Anlayarak Hızlı OkumaEFT (Tepeleme) ve Banka Müşterisi Olmak konularını kapsayan ücretsiz bir tanıtım semineri düzenliyoruz. Seminerde, çeşitli pantomim gösterileri yer alacak.

Hızlı Okuma bir alışkanlıktır. Bu alışkanlığı kazanmanın ilk adımı ise, Yanlış Okuma alışkanlığından kurtulmaktır. Birkaç basit önlem ile okuma hızınızı %50 arttırabilirsiniz. Yanıtı öğrenmek istiyorsanız, seminerimize katılın ve sonucu kendiniz görün.

Hızlı Okumanın olmazsa olmazlarından biri, stresten uzak durmaktır. Stresten arınmak için kullanabileceğiniz ve yan etkisi bulunmayan pratik bir yöntem var: EFT (Emotional Freedom Technique). Biz bu yönteme Tepeleme diyoruz. Stres kaynaklarımızı işte bu yöntemle tepeliyoruz.

Seminerimiz ücretsizdir. Sadece 3 saatinizi bize ayırın. Karşılığında yüzlerce, hatta binlerce saatlik zaman kazanmanın yöntemini öğrenin. Üstelik kazandığınız zamanı stresten arınmış bir şekilde yaşayın. Ek olarak, bankacılık işlemleriyle ilgili bazı pratik ipuçlarını öğrenme fırsatınız olsun.

Lütfen yerinizi önceden ayırtın.

Gamet Gelişim Akademisi
Telefon: 0216 450 5784 – 0533 472 7723 – 0533 339 0959
gelisim@gamet.com.tr
Seminerin yapılacağı yer: Barış Manço Kültür Merkezi
Caferağa Mh, Caferağa Mescidi Sk 5, Istanbul Tel:(0216) 418 1646

Seminer Saati: 13.00 – 16.00
Pantomim: Ayça Yaşıt – Nilden Aksoy
Sunum-1: Banka Müşterisi Olmak: Süheyl Danışan
Sunum-2: Hızlı Okuma: Ahmet Aksoy – Nilüfer Aksoy
Sunum-3: Tepeleme: Ahmet Aksoy – Nilüfer Aksoy

Nöroplastisite : İnsan Beyninin Mucizevi Yapısı

Norman Doidge, M.D. tarafından yazılan “The Brain That Changes Itself” isimli ve 2008 basımı kitabın ilk bölümlerini okudum. Ama bu kadarı bile beyin fonksiyonlarıyla ilgili dağınık bilgilerimin bir çoğunu daha iyi kavramama yardımcı oldu. İlgiyle okumaya devam ediyorum. Beynimizin işleyişini öğrenmeye, onun gizlerini anlamaya ilgi duyan herkese öneririm. Kitap sanıyorum henüz Türkçeye çevrilmemiş ama, İngilizce orijinaline internet üzerinden erişebilirsiniz.

Eski bilgilerimize göre insan beynindeki hücreler sadece belli bir yaşa kadar gelişebiliyordu. Sonra bu gelişim duruyor ve kalan hücreler zaman içinde giderek azalıyorlardı. Bir insan beyninin dış tabakaları ne kadar kıvrımlı ise, onun sahip olduğu bilgi ve fonksiyonlar da o kadar fazlaydı. Beyinde, her duyu organına ve onun fonksiyonlarına karşılık gelen bir bölge bulunuyordu. Bu bölgede bir hasar oluştuğunda ilgili fonksiyon da devre dışı kalıyordu. Örneğin işitme merkezinde oluşan bir hasar, işitme kaybına neden oluyor ve buna karşılık hiç bir şey yapılamıyordu. Beyin, devasa bir kapasiteye sahip, muhteşem bir elektro-kimyasal makinaydı.

Beyinle ilgili bu tür bilgilerim, akademik bir birikime dayanmıyor. Ancak, son yıllarda kişisel gelişimle ilgili çalışmalarım yoğunlaşınca, beyin, öğrenme,algılama gibi konular benim açımdan çok daha önemli bir yere oturdu. Yukarıda sözünü ettiğim kitap, dağınık durumdaki yeni bilgilerimin netleşmesini ve bir çok taşın yerine oturmasını sağladı.

Örneğin denge duygusunu -bir ilacın yan etkisi nedeniyle- artık ayakta bile duramayacak kadar yitirmiş bir kadının beyni, bir düzenek aracılığıyla oluşturulan elektriksel uyaranları dil yüzeyini kullanarak alabiliyor. Bu örnek gösteriyor ki, uyaranların beyne hangi organlar aracılığıyla ulaşmış olduğu pek önemli değil. Beyin, gereken düzenlemeleri yapıyor ve bu eylemler sırasında kendisini de değiştiriyor.

Doğuştan kör deneklerle yapılan bir başka çalışmada ise, kamera ve bilgisayar aracılığıyla oluşturulan görsel sinyallerin bir tür masaj koltuğu aracılığıyla sırt derisine uygulanan ve matris düzenindeki çubuklar aracılığıyla aktarılabildiği ve bu sayede deneklerin karşılarındaki kişileri tanıyabilecek hale gelebilecekleri gösteriliyor.

Beynin en önemli özelliklerinden birinin kendisini sürekli olarak yeniden yapılandırabilme özelliği, yani nöroplastisite olduğu ortaya çıkıyor. Dışarıdan alınan her uyaran sadece değerlendirilip yorumlanmakla kalmıyor; beyin dokusunun yeniden düzenlenmesine de etkide bulunuyor. Dolayısı ile beyin, durağan değil, tam tersine çok dinamik bir yapıya sahip. Belli bir konuda uzmanlaşmış hücreler yeterli uyaran alamaz olduklarında, hemen başka görevlere yönlendiriliyor. Bu da gösteriyor ki, sağlıklı bir beyin için doğru ve yeterli dış uyaranların varlığı yaşamsal öneme sahip.

Tıbbi gelişmelerin de etkisiyle ortalama yaşam süresinin uzaması, beyin fonksiyonlarının da korunması ve geliştirilmesi gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Alzheimer gibi hastalıklar eskiye kıyasla çok daha büyük bir sıklıkla karşımıza çıkıyor. Sağlıklı bir yaşam için sadece vücut kaslarımızın değil, beynimizin de düzenli olarak antrenman yapması gerekiyor.

Beyin antrenmanları için uygun, çok sayıda bilgisayar programı var. Ama onlarla yetinmeyin. İlginizi çeken farklı şeylerle uğraşın. Yeni bir dil öğrenin. Resim yapın. Okuyun. Yazın. Dans edin.

Beynimiz, bizi biz yapan en önemli organımız.

Ahmet Aksoy

 

Göz Alıştırmaları Programı: Etrain

Kişisel Gelişim, farkındalığı; farkındalık ise bedenimizi iyi tanımayı gerektirir. Bedenimize genel olarak iyi bakmamız önemli olmakla birlikte, gözlerimize biraz daha iyi davranmamızda büyük yarar var.

Gözlerimiz, en fazla kullandığımız organlardan biridir. Buna rağmen, onları korumak konusunda yeterli özeni göstermekte nedense cimri davranırız. Oysa günde üç-beş dakikalık basit alıştırmalar sayesinde gözlerimizin esnekliğini, verimliliğini ve dayanıklılığını arttırmamız ve sürdürmemiz mümkün.

Etrain – Göz Alıştırma Programını bu amaçla yazdım. Programın olabildiğince basit ve işlevsel olmasına gayret ettim. Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgiye bu adresten: Göz Alıştırmaları İçin Ücretsiz Program – Etrain ulaşabilirsiniz.

Programı ücresiz olarak indirmek için: Etrain.exe – Göz Alıştırma Programı

Umarım işinize yarar.

Ahmet Aksoy

 

Dil Kalıpları Uygulama Örnekleri -3

Üçüncü dil kalıbını incelerken bir değişikliğe gideceğiz. Geçen hafta sonu yaptığımız atölyelerden birinde, aslında İngilizceden tercüme edilmiş olan dil kalıplarının asıllarını da -en azından İngilizce bilenler için- belirtmenin daha sağlıklı olacağı dile getirildi. Ben de aynı düşüncedeyim. Sadece daha önceleri -İngilizce bilmeyenler için- karışıklık yaratabileceği endişesi vardı. Ancak, dil kalıpları ile ilgilenen kesimleri istatistiksel açıdan incelediğimizde, kaynak bilgilerinin verilmesinin daha yararlı olacağı sonucu çıkıyor.

Yeni dil kalıbı şöyle:

You probably already know…
Büyük olasılıkla zaten biliyorsun ki, ….
Büyük ihtimalle zaten biliyorsun ki, ….

Kişisel kullanım kolaylığını dikkate alarak, olasılık yerine ihtimal sözcüğünü de kullanabilirsiniz. Daha önce de belirttiğim gibi, önemli olan bu kalıpların mekanik bir şekilde kullanılması değil; onların içselleştirilmesidir. Üzerinizdeki eğreti bir elbise gibi, içselleştirilmeden kullanılan dil kalıpları da kolayca sezilir ve ters etki yapar.

Bu dil kalıbı bir olasılığı kişiselleştirerek vurgulama yapıyor. Böylece karşıdaki kişinin, böyle bir olasılığı daha önceden dikkate almamış olsa bile, hemen itiraz etmesine engel oluyor.

Örnekler:

  • Büyük olasılıkla yaşadığın bu sıkıntıların senden kaynaklanmadığını zaten biliyorsun.
  • Büyük ihtimalle zaten biliyorsun ki, bu devirde üniversite eğitimi bile iş hayatı için yeterli olmayabiliyor.
  • Büyük ihtimalle zaten biliyorsunuz ki, bu ev kısa bir süre içinde prim yapacak.

Ahmet Aksoy

Dil Kalıpları Uygulama Örnekleri -2

İkinci dil kalıbımız, olasılığın vurgulanarak dikkat çekilmesine yönelik:

Belki de …

Bu kalıp ile, muhatabımızın dikkatini istediğimiz konuya  çekebiliyoruz. Bir yandan hatırlatma, bir yandan da farklı bir olasılığın varlığına dikkat çekme amacıyla kullanılabilir.

Örnekler:

  • Belki de kendini hemen toparlayacaksın.
  • Belki de bu işi çok kısa bir sürede başarıyla çözeceksin.
  • Belki de değişmeyi herkesten çok sen istiyorsun.
Bu dil kalıbını da dikkatli kullanmak gerekir. Eğer olumsuzlama şeklinde kullanılırsa, yıkıcı etkiler yaratabilir. Örneğin, “Belki de bu işi batıracaksın.” şeklindeki bir kullanım, muhatabımızın bilinçaltına “başarısızlık” tohumları ekecektir. Bu nedenle, bu kalıptan olumlu yönlendirmeler için yararlanmaya özen göstermek gerekir.

Ahmet Aksoy

33. Avrasya Maratonu Tamamlandı

33. Avrasya Maratonu

33. Avrasya Maratonu

33. Avrasya Maratonunun Halk yürüyüşü etabına katıldık.
Yürüyüş saat 9.30 civarında başladı. Sanıyorum beklenen kalabalık oluşmadı. Bunda hem hiç ara vermeden çiseleyen yağmurun, hem de geçen seneki “rezonans” endişesinin etkili olduğunu düşünüyorum.

Katılım beklenenden azdı; çünkü sabah saatlerindeki açıklamalarda bile televizyonlardan hala dağıtılabilecek göğüs numarası olduğu anons ediliyordu. Ayrıca, yürüyüş boyunca boş tutulacağı söylenen dış şeritler konusunda doğru dürüst önlem alınmasına gerek kalmamıştı. Avrupa yönünden Asya yönüne yürüyüşlere izin verilmeyeceği söylenmişti ama, yine de yürüyenler vardı. Maksimum 25 bin kişilik gruplardan da bahsedilmişti ama, benim görebildiğim sadece gevşek yapılı tek bir grup mevcuttu.

Aslında böylesi daha güzel oldu. Katılımın çok yoğun olmaması ve çiseleyen yağmur, güzel ve rahat bir yürüyüş yapmamızı sağladı. Rüzgar yoktu denebilir. Isı, yürüyüş için çok uygundu. Umarım gelecek yılın organizasyonu için daha uygun önlemler alınır. (Bana kalırsa, bu yıl için alınacağı söylenen katı ve yoğun önlemler, katılımcı sayısının düşmesine neden oldu.)

Ben hedefime ulaştım. Artık “Asyadan Avrupaya yürüyerek geçtim” diyebilirim. Gelecek yıl katılmayı düşünmüyorum. Yerimi, bu yürüyüşe katılmayı ertelemiş olan başkalarına devrediyorum. Onlar da “Ben de yaptım!” diyebilsinler.
Ahmet Aksoy